FAYDALI MALİ KAVRAMLAR

Cari açık nedir!

Cari işlemler dengesi, ülkeden çıkan döviz ile ülkeye giren döviz arasındaki farka göre belirleniyor. Giren döviz, çıkandan fazlaysa cari fazla; tersi durumda ise cari açık ortaya çıkıyor. Ülkeye döviz giriş çıkışını üç unsur etkiliyor. Bunlardan ilki, uluslararası mal ticareti yani ithalat ihracat farkıdır. Buna aynı zamanda "Dış Ticaret Açığı" deniyor. İkincisi; turizm, sigortacılık, taşımacılık gibi hizmet ticaretinden oluşan hizmetler hesabıdır. Üçüncüsü de, yurtdışından ülkeye giren dövizlerle ülkeden yabancı ülkelere aktarılan dövizler arasındaki farktan oluşan transferlerdir.

Peçeleme?

"Vergi yükümlülükleri ve sorumluları özel hukuk biçimlerini ve kurumlarını olağan kullanımları dışında kötüye kullanarak vergi kaçırma amacı güdüyorlarsa bu amaca yönelen sözleşmelere peçeleme sözleşmesi adı verilir. Bu durumda idare ve vergi yargısı organları vergilendirmede görünüşteki sözleşmeyi değil, gerçek ekonomik durumu göz önüne alırlar. Gerçekten vergi yasasının amacına göre, vergilendirme konusu olan iktisadi sonucu, vergi yasasının doğrudan doğruya kapsamadığı bir hukuksal biçimle ulaşılmaya çalışılmaktadır. Bir diğer deyişle vergilendirilmesi amaçlanan iktisadi sonuç başka bir hukuksal kılıflandırma altında vergi dışı bırakılmak yasa bu yoldan dol anılmak istenmektedir. Vergi Hukukunda peçeleme yasaktır ve geçersizdir" .

Bütçe Açığı nedir?

Bütçe açıkları, bütçe dönemi içinde ortaya çıkan beklenmedik harcama artışlarından kaynakla bileceği gibi bütçeler dönem başında da açıkla bağlanmış olabilirler. Bu durumda açığın nasıl kapatılacağı da gösterilir. Bunun için örneğin, devlet halktan, mali kurumlardan ya da dış ülkelerden borçlanma yoluna gidebilir. Kaynak bulma güçlüğü dolayısıyla, genellikle bütçelerin uzun süreler açık vermesi mümkün olmaz. Ancak kamu bütçesinin birkaç yıl açık vermesi mümkün hatta ekonomik teori açısından gerekli olabilir. Çünkü Keynes Teorisine göre bütçe açıkları ve fazlaları, ekonomik istikrarsızlıkları önlemede kullanılabilecek başlıca araçlardan birisidir. Bir ekonomik istikrarsızlık durumunda denk bütçe uygulaması, bu istikrarsızlığın daha da artmasına neden olur. Keynes göre, ekonominin bir duraksama içerisinde bulunduğu yani, işsizliğin arttığı, millî gelirin düştüğü dönemlerde hükümetlerin açık bütçe politikası izleyerek toplam harcamaları arttırmaları gerekir. Bütçe açığı, vergiler azaltılıp, harcamalar artırılarak gerçekleştirilebilir. Vergilerdeki bir düşüş, kamu harcamalarındaki bir artış yanında, özel sektör yatırım harcamalarının genişlemesine neden olur. Bütçedeki bu açıklar devlet tahvili satışlarıyla halktan borçlanma, hazine bonosuyla merkez bankasına borçlanma ya da merkez bankasının para basması yani emisyon gibi yollarla karşılanabilir. Ancak bu gibi yollarla finanse edilen kamu harcamalarının dozu iyi ayarlanmazsa ekonominin içinde bulunduğu durgunluktan aşırı bir enflasyona geçilebilir. Böylece yüksek oranda bir stagflasyon olgusu ile baş edilmek zorunda kalına bilinir.

Monetizasyon:

Borcun parasallaşması demektir. Vadesi gelen kamu borçlarının para basarak ödenmesidir. Para sunumunun gayrisafi millî hasıla içindeki payının artmasıdır.

Senyoraj:

Paranın piyasadaki parasal değeri ile basılma maliyeti arasındaki fark dolayısıyla ortaya çıkan kazançtır. Dünyanın en geçerli (konvertibl) parası dolar olduğundan, Amerika'da dolaşan doların da 3 katı ABD dışında dolaştığından, ulusal parası üzerinden en fazla kazanç sağlayan (senyoraj geliri elde eden) ülke ABD'dir.

Sübvansiyon:

Hükümetin üreticileri korumak ve onları teşvik etmek amacıyla para veya parasal değere sahip şeylerle karşılıksız olarak yaptığı yardımdır.

Dotasyon:

Devletin kişi ve kurumlara para, mal veya hizmet şeklinde yaptığı koşulsuz veya blok yardımlardır.

Mali sürüklenme:

Vergi esnekliğinin çok yüksek olması durumunda genişleme döneminde aşırı düzeyde artan vergilerin, genişlemeyi olumsuz etkileyerek ekonominin tam istihdam düzeyine gelmesini engellemesine denir. Yani, büyüyen bir ekonomide, bütçe

Ayırma İlkesi:

Sermaye Gelirlerinin, Emek Gelirlerinden daha yüksek bir şekilde vergilendirilmesi

Mali Tevzin:

Merkezi ve mahalli İdareler Arası gelirlerin ve görevlerin dengeli paylaşımına denir

Erdemli Mallar

Topluma yarar yayan ve pozitif dışsallıkları olan, devletin paternalist (baba devlet) yaklaşımı nedeniyle üretimi ve sunumunda etkin olduğu mal ve hizmetlerdir. Örneğin huzur evleri, kadın barınma evleri, burslar vb.

İstisna:

Vergiye tabi konuların kısmen veya tamamen, geçici veya sürekli vergi dışında bırakılmasıdır. Objektif vergi mükellefiyetini kısıtlar.

Muafiyet:

Vergiye tabi kişi veya kurumların kısmen veya tamamen, geçici veya sürekli vergi dışında bırakılmasıdır. Subjektif vergi mükellefiyetini kısıtlar.

Dışlama Etkisi:

Devlet artan kamu harcamalarını finanse edebilmek için piyasadan borçlanma gereği duyar. Bu da piyasada faiz oranlarının artmasına neden olur. Artan faiz oranları yatırımın maliyetini artırır. Kamu kâğıtlarına uygulanan faizlerin yüksekliği fonları kamuya yöneltir. Özel sektör yeterli ve uygun koşullarda fon bulamaz. Bu durum özel yatırımları oransal olarak düşürür.

Vergi Ziyaı:

Mükellefin veya vergisorumlusunun, vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi sebebiyle, verginin, zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesidir. Vergiziyaının (kaybı) ortaya çıkması halinde, mükellef adına vergi ziyaı cezası kesilir ve gecikme faizi hesaplanır. Böyle durumlarda, verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması yâda haksız iadenin geri alınması, ceza ve faiz uygulanmasına engel değildir.

Matrah:

Verginin, üzerinden hesaplandığı değer veya miktardır. Değer üzerinden hesaplanıyorsa Advalorem matrah, yaş ağırlık uzunluk hacim gibi ölçülere göre hesaplanıyorsa Spesifik matrah söz konusudur.

Mükellef (Yükümlü):

Vergi kanunlarına göre, vergi ödemekle yükümlü kılınan gerçek veya tüzel kişilere verilen addır. Kanuni mükellef kanunlarda vergiyi ödemekle yükümlü kılınanlardır. Aracı mükellef (vergi taşıyıcısı) yansıma yoluyla vergiyi üzerine alandır. Nihai mükellef ise vergiyi artık yansıtamayan vergi yüklenicisidir. Kanuni mükellefi ile fiili mükellefi (vergi yüklenicisi) ayrı kişiler olan KDV'nde vergiyi nihai olarak tüketiciler yüklenmektedir.

Vergi Sorumlusu:

Vergi sorumlusu, vergi kanunlarına göre mükellef olmamakla  birlikte, verginin, alacaklı vergi dairesine ödenmesinden sorumlu  olan kişidir. Sorumluluk uygulaması, verginin tahsilinin güvenliğini sağlamaya yönelik bir uygulamadır. Vergi sorumlusuna en güzel örnek işverenlerdir.

Vergi Takozu:

Vergi ve vergi benzeri mali yükümlülüklerin (parafiskal yük) işveren üzerinde oluşturduğu mali külfete verilen addır.

Vergi Kaması:

Vergi nedeniyle üretici ve tüketici rantındaki azalma ya da diğer bir ifade ile fayda kaybını ifade eder. kısacası verginin üretici ve tüketici refahındaki ek fayda kaybıdır.

Vergi Tatili:

Belirli vergi konularından ya da kişilerden, belirli bir süre vergi alınmamasına denir. Ülkemizde de uygulanmaktadır. Amaç bazı üretim veya tüketim faaliyetlerinin desteklenmesidir. Örneğin, özel okullardan 5 vergilendirme dönemi boyunca gelir vergisi alınmamaktadır.

Tobin Vergisi:

Spekülatif amaçlı döviz cinsinden sermaye hareketliliğinin önlenebilmesi amacıyla bir çözüm önerisi olarak 1972 de James TOBİN tarafından ortaya atılmıştır. Kısa vadeli sermaye hareketleri nedeniyle odemeler dengesi ve makro ekonomik gostergelerinde istikrari yakalayamayan ekonomilerde sermayenin yurt ici giris ve cikisi arasindaki sureyi uzatmayi ve kisa vadeli sermaye hareketleri yerine uzun vadeli yatirimi amaclayan sermayenin girisini saglamayi hedefleyen bir tur sermaye vergisidir. Oranının binden 1 ile yüzde 1 arasında olması gerektiği önerilmiştir.

Vergi Fiyatı:

Kamu Malları konusunda yapılan harcamalar arttıkça kişilerin ödeyecekleri vergilerin de artması sonucu, bir bireyin kamu malından tüketeceği her ekstra birim için yapması gereken ödemeye verilen addır